Sadeleştim de Geldim…

Mayıs 2018 Kuşadası

Herkese yeniden merhaba 🙂 Blog yazmayı hatta yazmayı çok özledim aslında bir süre burada olmayışımın çok fazla nedeni var.  Yaşamım, hayata bakışım ve önceliklerim değişirken burası nasıl evrilir nasıl bir geçiş yapabilirim bunu düşündüm ve açıkçası bu kaçmak için kendime sunduğum bir bahane oldu. O yüzden bu bir güncelleme yazısı olacak kısa kısa hayatımda olan dönüşümlerden sizlere bahsedeceğim ve bu blog  şekillenip dönüşecek benim gibi…

Siz beni rengarenk ojeler ve yeni çıkan makyaj ürünlerini deneyimleyip paylaşan ve takılara düşkün  Özdüşüm olarak tanıdınız, öyleydi zaten alıyordum, deniyordum yetmiyordu daha çok alıyordum bu arada hakkını vererek paylaşıyor muydum o ayrı bir konu o zaman ki bilincim ile elimden gelenin en iyisini yaptığım için teşekkür ederim kendime..

Geçen sene 2017 yılında artık çok fazla eşyamın olduğunu (ev eşyaları ve kıyafetler dahil) fark ettim ama bununla ilgili bir girişimim olmadı henüz o farkındalık gelmemişti :)) söylemeden geçemeyeceğim şunu hatırlıyorum dört sene önce taşındığımda taşımacı arkadaş abla tek başına yaşadığına emin misin diye sordu  ben nedenini  bu sene anladım. Geçen sene eğitimler içsel dönüşümler vs. derken hayatımı çeşitli bilinçaltı teknikleri ile dönüştürdüğümü ancak bunun yansıması eşya ve sosyal çevre ile ilgili bir arınmaya henüz gitmediğimi fark ettim..

Sadeleşme ile ilgili kitaplar okumaya başladım ve ilk olarak bu senenin başında “Sade” kitabını okudum, dili oldukça yalın hayatın her alanından bahseden başarılı bir kitap olmuş bence insanda bir farkındalık uyandırıyor, daha sonra birçoğunuzun bildiği Marie Kondo kitabı bir şekilde evime geldi ki itiraf ediyorum bazı Youtuber arkadaşlar sağ olsun ben sadece kazak katlama tekniği zannediyordum :)) şaka bir yana ilgilenmedim erkek arkadaşım okumak için almıştı bir ara bakarım ben de diyerek kitaplığa kaldırdık …

Bu kıza nerede geldi sadeleşme isteği ilhamı diye sorduğunuzu duyar gibiyim, sıra ona geldi. Mayıs ayında yalnız zaman geçirebileceğim kendimle kalacağım bir günlük tatil hediye ettim kendime amacım arada denize girmek çokça kitap okumak ve şehrin kalabalığından biraz uzaklaşmaktı. Yanımda olan kitap ise İkigai idi, baya iyi bir seçim olmuş ki o kitabı çok severek okudum. Sadece havlu, kitap ve ben plaja gittiğimde yazın adım atacak yer olmayan koca plajda hemen hemen on-onbeş kişi ancak vardı. Yanımda sürekli kontrol edeceğim saat ve telefon olmayınca müzikte dinleyemedim tabi kaldım baş başa kendimle.. Denize bakıyorum, etrafta olanları dinliyorum bir yandan kitap okumaya çalışıyorum ki başladı zihin konuşmaya ama neler neler diyor, o öyle mi bu böyle mi senin ne işin var burada hadi şimdi tamam akşam kesin sıkılırsın sen :)) Değil sıkılmak zaman yetmedi, farklı şehirden farklı kültürlerden arkadaş bile edindim ki aynı dili konuşmuyorduk ama ortak bir dil var ki aslında hepimizin çok iyi bildiği sevgi dili..

İşte bu tatilde ben eşyalara nesnelere bağımlı olmadan ne kadar hafif ve ne kadar özgür olduğumu fark ettim, muhakkak yaşamışsınızdır bir çanta eşya ile birkaç hafta geçirip aslında daha fazlasına ihtiyacınız olmadığını yanınızda o an üç tişört varsa birini seçer giyersiniz ve zaten yaşadığın anın içinde mutlusunuzdur o an ne o ayakkabı ne elbise hiç fark etmez aksine daha rahatsınızdır sevdiğiniz eşyaların içinden birini kolaylıkla seçip için o mu bu mu diye yorulmadığı için  zihin.. Kendiniz için daha önemli şeyler düşünmeye hem vakit hem istek kalır..

O zamandan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmadı benim için o sadeliğin verdiği huzuru hep yaşamak istedim, ama az önce bahsettiğim dolu dolu bir eve geldim nereden başlasam düşüncesi sardı bu kez ve zamanla olur diyerek bir oh çekip başladım hayatımı nasıl sadeleştirebilirim diye düşünmeye.. Öncelikle elimde ihtiyacımdan fazlası olduğunu düşündüğüm için alışveriş isteğim azalmıştı artık ihtiyacım olanı almak mutlu ediyordu, fazlasının çeşitli duygularla sadece kendimi iyi hissetmek, değerli hissetmek vs. için yapıldığının bilincindeydim, arada çok beğenip vovvv dediğim kaçamaklar oldu tabi ama onu bile ihtiyacım mı sadece nefsim için mi alıyorum diye sormak harika bir duyguydu.. Bu süreçte hayatımda birçok alanda  dönüşmeye başladı. Bu tükettiğim yiyeceklerden, takip ettiğim hesaplara ve gittiğim mekanlara kadar oldu çünkü sizin farkındalığınız ile frekansınız yaydığınız enerji dönüşüyor, bugün önceden bunu aldım ama bunu almalıyım vs. gibi tüketim çılgını insanlardan bu zeytini ben yetiştirdim ve yedikten sonra çekirdeği ile bileklik yaptım sana hediye ediyorum diyen kalpler bir araya geldim ve şükürler olsun.. (Neşe’ye teşekkür ederim)

Böyle işte canım bloğum canım okuyucum daha anlatmak istediğim çok şey var çok şey paylaşacağız ama bu kez dönüşürken sizlerle de paylaşıyor olacağım, bütünün ve benim en yüksek hayrıma olsun.. Bu arada “Derle Topla Rahatla” kitabını okuyorum ve dün akşam bir videosunu izledim Marie Kondo ‘nun nasıl tatlı ve şirin bir kadın resmen enerjisi geçiyor ekrandan not alarak ve uygulayarak devam ediyorum, bundan sonra sadeleşme konusunda bilinçaltı açısından nelere dikkat etmeliyiz bunla ilgili bir yazı hazırlayacağım, çok yakında görüşmek üzere ruhunuza iyi bakın ve farkındalık sizinle olsun…

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir